Şu an ne yaşıyorsun diyecek olursanız ben de anlatamam tam anlamıyla. Vivaldi'nin four season'ı ile Bethoven'ın moonlight sonata'sını aynı anda hissedebiliyorum. İçim coşkuyla yıkılıyor, parçalanıyor. Buna yeniden doğuş diyebilir miyiz? Hayır. Peki çöküş? Muhtemelen. Koca bir imparatorluğun yıkılışını yavaşça izler gibi, sevdiğiniz güzel şeylerin eriyip gitmesi yada ölümün nefesi ve çaresizliği gibi...
Hisler geçmişe büründüğünde ağırlaşır, sönük bir sayfada büyük bir iz bırakır. Sonraki sayfalar temiz olamaz artık. Olmayacaktır. Bu çöküşe katılmış yoğun duygular, ağırlaşan geçmiş, olmayacak bir gelecek ve çok derin bir ümitsizlik. Geceyi hiç bu kadar yoğun içimde hissetmemiştim. Gece, ben ve karanlık bir bütünüz!
Sonu gelmeyen bir film geçiyor aklımdan
Kopuyor keyifsiz bir yerinde
Seyri bozuyor ve kaçırıyor keyfi belki, ama
Sana hiçliği armağan ediyor aslında
Ya da hepsini...

No comments:
Post a Comment